Yükleniyor

17. Artık Bütün Hayatım Seninkine Bağlı

Masumiyet Müzesi

Masumiyet Müzesi

"Bir kaza olmuş, yol kapanmıştı. Az önce geçen Hayat-Temiz Su tankerinin, yokuşu inerken sol şeride girip bir dolmuşu ezdiğini gördüm. Freni patlayan su kamyonunun şoförü bir kenarda elleri titreyerek sigara içiyordu. 1940'lardan kalma uzun burunlu Plymouth marka Teşvikiye-Taksim dolmuşunun önü, kamyonun ağırlığıyla yok olmuştu. Bir tek taksimetre sağlamdı. Gittikçe artan meraklılar arasından ön koltukta kırık cam ve ezilmiş araba parçaları içerisinde kanlı bir kadın gövdesinin sıkıştığını, bunun az önce Şanzelize Butik'ten çıkarken gördüğüm esmer kadın olduğunu anladım. Yerler cam kırıklarıyla kaplıydı. Füsun'un kolundan tuttum, "Gidelim," dedim. Ama aldırmadı. Arabanın içinde sıkışıp ezilen kadına gözlerini doyurana kadar sessizce baktı.
Hiç konuşmadan karakolun sokağından yukarı Merhamet Apartmanı'na doğru yürürken, kitabımın başında "hayatımın en mutlu anı" diye sözünü ettiğim şeye hızla yaklaşıyorduk.
Gong sesi sizin kayıtlarınızda var…
Hayatımın en mutlu anı dediğim şey bitip ayrılma vakti geldiğinde, küpenin teki ikimizin arasında, çarşafın kıvrımları içerisinde gizlenirken, Füsun gözlerini gözlerimin içine dikti.
"Artık bütün hayatım seninkine bağlı," dedi alçak sesle.
Bu hem hoşuma gitti, hem de beni korkuttu." (Masumiyet Müzesi, Orhan Pamuk)

Daha az gösterDaha fazla bilgi

Ayrıntılar

  • Başlık: 17. Artık Bütün Hayatım Seninkine Bağlı

Önerilenler

Google ile çevir
Ana Sayfa
İnceleyin
Etrafımda
Profil