Daha önce gidilmemiş yollardan giderek resim yapmayı” amaçlayan Yüksel Arslan, tarihöncesi döneme odaklanan bir sanat kitabında rastladığı teknikleri kendi hazırladığı boya reçeteleriyle bir araya getirerek, çoğunlukla kâğıt üzerine resimler üretmiştir. Çalışmalarında ham pigmentler, ot, tütün, çay, idrar, yağ, kan, kemik iliği, yumurta akı, bal, benzin, toprak, kiremit gibi malzemeler kullanan sanatçı, ansiklopedik illüstrasyonları, anatomi ve botanik kitaplarında yer alan temsilleri anımsatan hayvan ile insan arası figürleri, tarihsel ve toplumsal açıdan sembolik bir öneme sahip yapı ve anlatıları konu edinir. Arslan, çalışmalarını sanat anlamına gelen “art” sözcüğüyle Fransızcada resim anlamına gelen "peinture" veya heykel anlamına gelen "sculpture" sözcüklerindeki “-ure” son ekini birleştirerek “arture” olarak adlandırır. Bu jestiyle, hem sanatın bir eylem olduğuna işaret eder hem de ürettiği çalışmaların sanat eylemiyle ilişkisinin altını çizer. Arslan’ın yapıtları –sanatçının kendi deyişiyle– “resim, şiir ve felsefe arası yapıtlardır.
Sanatçı, "Arture 416, Genel Felç, Adam" isimli yapıtında felç geçiren bir kişinin fiziksel semptomlarını resmeder.
Ayrıntılar
Visual arts ile ilgileniyor musunuz?
Size özel Culture Weekly ile yeni içeriklerden haberdar olun
Her şey hazır.
İlk Culture Weekly bülteniniz bu hafta gönderilecek.