1895 - 1913

OSMANLI BANKASI MÜZESİ - GENİŞLEME

SALT

“Osmanlı Bankası arşivlerinden kronolojik bir seçki.”

SALT Araştırma koleksiyonlarından biri olan Osmanlı Bankası Arşivleri,  geneli incelendiğinde İmparatorluğun merkez bankası ve hazinedarı olarak görev yapan Osmanlı Bankası’nın sadece kurum öyküsünü anlatmakla kalmaz, bir dönemin yaşam temsilini de sunar. Arşivler, bankanın merkezi rol oynadığı geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemlerinin az bilinen dünyasını yansıtır.

 Google Cultural Institute’de beş ayrı sergi şeklinde konumlandırılan arşiv içeriği, kuruluşundan özel ticari banka statüsüne geçtiği 1933’e kadar, 80 yıllık süreçte bankanın yaşadığı önemli değişiklikleri, gelişmeleri ve krizleri kronolojik olarak sunuyor.

-Osmanlı Bankası Müzesi - 1856 - 1880 - Kuruluş & Zor yıllar

-Osmanlı Bankası Müzesi - 1881 - 1894 - Toparlanma

-Osmanlı Bankası Müzesi - 1895 - 1913 - Genişleme

-Osmanlı Bankası Müzesi - 1914 - 1920 - Savaş ve Kriz

-Osmanlı Bankası Müzesi - 1921 - 1931 - Yeni Dengeler & Son söz

1895 - 1913  GENİŞLEME

Giderek gelişen ticari faaliyetleri, genişleyen şube ağı ve Sir Edgar Vincent'in dinamik yönetimiyle Osmanlı Bankası 1890'larda piyasa üzerinde rakipsiz bir hakimiyet kurmaya başlamıştı. Öyle ki, Vincent'ın hırslı teşebbüsleri sonucunda oluşan bir spekülatif balon bütün piyasayı sarmış, patlayınca da bankayı neredeyse beraberinde götürecek bir borsa krizine yol açmıştı. Felaketin eşiğinden dönen banka bundan sonra büyümesini çok daha temkinli ve ağırbaşlı bir politikayla sürdürecekti. Piyasanın en güçlü bankası olmasının yanı sıra devletin tek ve resmi bankası olan banka, bu yüzden birçok siyasi harekete hedef olmuştu. 1896'da genel müdürlüğün Ermeni milliyetçiler tarafından işgali veya 1903'te Selanik şubesinin Bulgar komitacılar tarafından havaya uçurulması bir bakıma bankanın ulaştığı gücün bir işareti gibiydi. Padişah ve dönemin önde gelenlerinden gayet mütevazi kentlilere kadar geniş bir mudi tabanını çekmeyi başaran, Osmanlı Bankası’nın 1914'e gelindiğinde 90'a yakın şubesi vardı.

II.Abdülhamid'in Osmaanlı Bankası'ndaki Hesabı 1886-1909

18 Mayıs 1909 tarihli posta damgasıyla Selanik'ten “Dersaadet'de Osmanlı Bankası Müdiriyet-i Umumiyesi'ne” ibaresiyle gelen bir mektup, olağandışı bir içeriğe sahipti. Mektup üç hafta kadar evvel tahttan indirilerek Selanik'teki Allatini köşkünde ikamete zorlanan Sultan II. Abdülhamid'in imzasını taşıyordu. Devrik hükümdar, Osmanlı Bankası Genel Müdürlüğü'nden hesabındaki 52,971 altın liralık mevduatın faiziyle birlikte kendisine ulaştırılmasını talep ediyordu. Banka'nın arşivinde bulunan başka iki vesika bu talebin akıbetini izleme imkânı veriyor. 15 Temmuz 1909 tarihli ve Abdülhamid imzalı bir makbuz 13,733.55 liranın Selanik'te kendisine teslim edildiğini belgeliyor, aynı tarihli bir çek ise Osmanlı Bankası tarafından Deutsche Bank'a 40,375.79 liranın ödenmesi emrini taşıyordu.

Kalem Dergisi'nde yer alan ve II. Abdülhamid'i banka gişesinde gösteren karikatür
II. Abdülhamid'in Deutsche Bank lehine 40.375,79 liralık ve 15 Temmuz 1909 tarihli imzalı çeki
II. Abdülhamid'in 1886-1887 yıllarında Osmanlı Bankası'ndaki mevduat hesabının ekstresi
II. Abdülhamid'in 19 Mayıs 1909 tarihinde Osmanlı Bankası'na yazdığı ve hesabının bakiyesini talep eden mektubu
II. Abdülhamid'in tahttan indirildikten sonra ikamete zorlandığı Allatini Köşkü'nün görüntüsü
II. Abdülhamid'in Osmanlı Bankası'ndan 13.733,55 lira almış olduğuna dair imzaladığı 15 Temmuz 1909 tarihli makbuz

Borsa Krizi 1895

Osmanlı Bankası'nın gelişmesinde önemli bir unsur, İstanbul'da giderek rağbet gören borsa operasyonlarına gösterdiği ilgiydi. Banka halk arasındaki bu spekülatif dalgadan istifade etmek için müşterilerine alım, satım, emanet ve temettü takibi gibi hizmetlerin yanında hisse ve tahvillerin teminat olarak gösterilebildiği avanslar teklif ediyordu. Bu avansların toplamı 1892'de 650.000 lira seviyesindeyken 1894'te neredeyse üç misline yükselmişti. Bankanın Paris ve Londra komiteleri bu gelişmeye şüpheyle bakarken Genel Müdür Vincent bu gidişi körüklemiş, hatta Güney Afrika'ya yaptığı bir seyahat sonrasında altın madenleri hisselerinin kapışılmasına neden olan beyanatlar vermişti. Ancak Londra Borsası'ndaki ani bir çöküşün neticesinde Galata Borsası'nda hisse fiyatları tabana vurmuş, Ekim sonundan itibaren de halk mevduatını geri çekmek ve banknotlarını iade etmek için bankanın gişelerine hücum etmeye başlamıştı. Banka İstanbul'un önemli bir kesimini iflasa sürükleyen bu krizi hükümetin desteği ve özellikle de Londra'dan apar topar gönderilen 1.000.000 liralık altın sayesinde zar zor atlatabilmişti.

Osmanlı Bankası tarafından yatırımcılara verilmek üzere hazırlanan 50 adet General Enterprise Co. Ltd. hissesinin geçici serifikası
1895 borsa krizinde önemli rol oynayan Güney Afrika hisselerinden Transvaal Consolidated Land and Exploration şirketinin hisse senedi
Maliye Nezareti tarafından 11 Kasım 1895 tarihinde yollanan ve Sir Edgar Vincent'in isteği üzerine, bankanın banknotlarına mecburi tedavül getirilmesini ve imtiyaz müddetinin uzatılmasını, ileride yapılacak 300.000 liralık avans karşılığında kabul eden mektup
Ekim-Aralık 1895'te Osmanlı Bankası'nın toplam ve altın rezervleri ve Londra'dan gönderilen altın miktarları (Osmanlı lirası)

Bankanın Ermeni Milliyetçiler Tarafından İşgali 1896

26 Ağustos 1896 günü öğleye doğru sırtlarında çuvallar taşıyan 25 kadar hamal Osmanlı Bankası'nın Voyvoda Caddesi üzerindeki genel müdürlük binasına girmişti. Bankaya girer girmez ateş etmeye başlayan bu insanlar Avrupa devletlerinin dikkatini çekmek için bankayı işgal etmeye karar veren Armen Garo (Karekin Pastırmacıyan) liderliğindeki Ermeni milliyetçileriydi. Çuvallarında çok sayıda bomba ve dinamit lokumu bulunuyordu. Dışarıdaki birliklerle çatışmaya giren Ermeniler bankayı içeride 125 kadar çalışan ve 15 kadar müşteri olduğu halde havaya uçurmak için hazırlık yapmaya başlamıştı. Genel Müdür Sir Edgar Vincent binadan kaçmayı başarmış, yardımcısı Gaston Auboyneau ise saldırganlarla kolluk kuvvetleri arasında ateşkes ilan edilmesini sağlamak amacıyla Yıldız Sarayı'na gitmişti. Rus sefaretinin tercümanı Maksimof'un da araya girmesinin neticesinde II. Abdülhamid saldırganların affedileceği sözünü vermiş, Osmanlı Bankası Genel Müdürü'nün Gülnar adlı yatına alınan 15 kişi ertesi gün bir Fransız vapuruyla Marsilya'ya hareket etmişti. Olayın neticesinde eylemcilerin üçü, zaptiye neferlerinden dördü, bir hamal ve bir odacı ölmüştü. Bu olaylar meydana gelirken, şehrin Ermeni nüfusu sistematik bir saldırıya maruz kalmış, bu pogromda Osmanlı kaynaklarına gore binin üzerinde, yabancı gözlemcilere gore ise binlerce kişi hayatını kaybetmişti.

Osmanlı Bankası işgalini yöneten ve 1908'de Meclis'te mebus olarak görev yapan Karekin Pastırmaciyan
Olaydan yaklaşık bir hafta sonra Fransız L'Illustration Dergisi'nde, İstanbul'da yaşanan olayla ilgili haber
5 Eylül 1896 tarihli L'Illustration Dergisi'nde yayımlanan haberin ekinde yer alan Osmanlı Bankası genel müdürlük binası görüntüleri
Sir Edgar Vincent'in Londra komitesine 28 Ağustos 1896 tarihinde yolladığı mektup
1 Eylül 1896 tarihli Dahiliye Nezareti tezkiresinden ilgili pasajlar

Selanik Şubesinin Bombalanması 1903

29 Nisan 1903 akşamı Osmanlı Bankası'nın Selanik şubesi Bulgar komitacılarının saldırısına uğradı. 1896 olayındaki gibi bu saldırı da Osmanlı Bankası'nın devletin resmi bankası sıfatından kaynaklanan ve dikkat çekmeye yönelik bir eylemdi. Bankanın en önemli şubelerinden birine karşı aylar öncesinden planlanan bu saldırıyı gerçekleştirmek için saldırganlar bankanın karşısında bulunan bir bakkal dükkânını tutmuş, bankanın temellerine kadar uzanan beş metrelik bir tüneli geceleri kazmışlardı. Saldırı gecesi binanın temelini dinamitledikten sonra iki bomba atmışlardı. Bina kısmen yıkıldıktan sonra yanmaya başlamıştı. Banka müdürü ve ailesi yangından kurtulabilmiş, binanın önünde nöbet tutan bir asker ölmüştü.

Dönemin kartpostallarından. Şube binasının olaydan sonraki kalıntıları
1895 tarihli bir albümden... Selanik şubesi personelinin, şube binasının girişinde çekilmiş fotoğrafı
Dönemin bir kartpostalından... Şube binasının karşısında yer alan ve komitacıların saldırıyı düzenlemek için kiraladıkları dükkan

Nikola Eleftheris'in Çek Sahtekârlığı 1906

1906 yılında, Nicolas Eleftheris adlı bir Yunan vatandaşı, kendi adına 10.000, 12.000 ve 14.000 frank tutarında üç adet sahte Osmanlı Bankası çeki düzenlemiş, bu çeklerden ilk ikisini Bulgaristan'da iskonto etmeyi başarmıştı. Çeklerin sahte olduğu bazı detaylardan anlaşılmıştı. Osmanlı Bankası hemen harekete geçerek çekin muhatabı olan Varna'daki Bulgar Ticaret Bankası'na mektup yazarak sahtekârlığı bildirmiş diğer taraftan da Bulgaristan Komiserliği'nden gelen bir beyanname sayesinde Eleftheris'in tabiyeti ve ne şekilde vize aldığını tespit edebilmişti. Uzun araştırma ve kovuşturmalardan sonra Nicolas Elefteris 1907 yılında sahte resmi damga düzenlemekten beş yıl kürek cezasına mahkûm olmuştu

Nikola Eleftheris sahtekârlığıyla ilgili dosyadan Eleftheris'in fotoğrafı
Nikola Eleftheris'in kendi adına düzenlediği 14.000 franklık çek ve mukayese için kullanılan gerçek bir çek
Nikola Eleftheris'in sahte çekinden ve gerçek bir çekten alınmış detaylarda fon yazısının farklı bitişleri (sahtede ‘BANQ', gerçekte ‘OTTOM')
Osmanlı Bankası tarafından Varna'daki Bulgaristan Ticaret Bankası'na 17 Mart 1906 tarihinde yazılmış mektubun sureti
Bulgaristan Komiserliği tarafından Osmanlı Bankası'na 31 Mart 1906'da yazılan ve Nikola Eleftheris'in kimliğiyle ilgili bilgiler içeren mektup
Bulgaristan Milli Bankası tarafından 2 Mart 1906 tarihinde Osmanlı Bankası'na çekilmiş telgraf

Bankada Harem Ağaları Sorunu 1909 - 1910

Osmanlı toplumsal düzeninin bir parçası olan kölelik, modernleşme ve batılılaşmayla birlikte sorun haline gelmeye başlamıştı. Bu sorunun ilginç bir yansıması bankanın muamelatında görülebiliyordu. II. Abdülhamid'in harem ağası olan Cevher Ağa 1909'da idam edildiğinde Osmanlı Bankası'ndaki birikimi hukuki bir çelişki yaratmıştı. Zira batılılaşma ve özellikle II. Meşrutiyet ile birlikte köleliğin kaldırılması çabaları baş göstermiş, kölelerin hür insanların haklarına sahip olmaları gerektiği savunulmaya başlamıştı. İslam hukukuna göre bir kölenin varisi efendisiydi. Oysa köleliğin yasal olmadığı kabul edildiği takdirde malı varislerine, varisleri yoksa da-ki harem ağalarının olmaması normaldi-Beytülmal'e kalması gerekiyordu. Dolayısıyla vefat eden harem ağalarının terekelerine birden fazla talip çıkabiliyordu. Bir taraftan efendisini temsil eden Hazine-i Hassa, diğer taraftan da Beytülmal. Bankanın avukatı da bu hukuk ve kavram kargaşası ile uğraşmak zorunda kalıyordu.

Müsavat (eşitlik) böyle mi olur? Madem ki biz herkes gibi olamayız, herkes bizim gibi olmalı ki müsavata itimad edelim. Kalem Dergisi'nde yer alan ve harem ağalarıyla eşitlik kavramını işleyen karikatür
Cevher Ağa'nın ölümü üzerine terekesi hakkında bankanın 28 Haziran 1909 tarihli araştırma raporunda gözüken 1.100 adet Commercial Company of Salonica hissesi ve 2.060 liralık mevduat
Cevher Ağa'nın terekesi hakkında bankanın avukatı Jacques Barozzi'nin Genel Müdürlüğe 13 Ağustos 1909 tarihli görüşü
Hazine-i Hassa'nın saray harem ağalarından Said Fahreddin Ağa'nın terekesini Osmanlı Bankası'ndan talep eden 28 Aralık 1910 tarihli mektubu
Hazırlayanlar: Hikaye

Kurgu ve anlatım / Concept and narrative — Edhem Eldem, Boğaziçi Üniversitesi

Katkıda bulunanlar: Tüm medya
Bazı durumlarda öne çıkan hikaye bağımsız üçüncü taraflarca yaratılmış olabilir ve aşağıda listelenmiş olan içeriği sağlayan kurumların görüşlerini her zaman temsil etmeyebilirler.
Google ile çevir
Ana Sayfa
İnceleyin
Etrafımda
Profil