1914 - 2000

Jan Karski. Humanity's Hero®

Polish History Museum

"Önemsiz, küçük bir adamdım. Önemli olan görevimdi.”
Jan Karski'nin Claude Lanzmann ile yaptığı röportaj / 1978

Temmuz 1942'de Alman Naziler, Varşova'da yaşayan Yahudilerin Treblinka ölüm kampına toplu tehcirini başlattı. Genç bir diplomatken Polonya Yeraltı'nın kuryesi olan Jan Karski, akıllara durgunluk verecek önemde bir görev aldı. Polonya'daki Yahudi halkının yok edilmesinin canlı bir tanığı olarak Özgür Dünya'ya olanları anlatmaya gönüllü oldu. Varşova Gettosu'na ve daha sonra, Izbica Lubelska geçici kampına iki kez girdi.

Karski, yoğun engellemelere rağmen, birden çok sahte kimlik kullanarak Kasım ayının sonuna doğru Londra'ya ulaştı. Burada, Londra'da kurulu Sürgündeki Polonya Hükümeti için ayrıntılı raporlar yazdı ve İngiltere Dışişleri Bakanı Anthony Eden'a brifing verdi. Daha sonra, Washington'a gönderildi ve Oval Ofis'te Başkan Franklin D. Roosevelt ile bir saat süren bir görüşme yaptı.

Karski alarm zillerini çalarken, Polonya'daki Yahudi vatandaşların çoğu zaten öldürülmüştü. Ancak, hayatta kalmayı başaran az sayıda insanı kurtarmak için hâlâ zaman vardı.

86 yaşına kadar yaşayan Karski, Özgür Dünya'nın tepkisiz kalmasını insanlığın "ikinci Doğuştan Gelen Günahı" olarak görüyordu. Kayıtlı ifadesi, savaşa karşı en anlamlı ifadelerden biri olmaya devam etmekte; siyasi cinayet ve soykırım için önkoşullar olan ayrım ve ayrıştırma, adaletsizlik ve zulüm eylemleriyle karşılaşıldığında harekete geçilmesi için çağrıda bulunmaktadır.

Jan Karski (doğumda verilen adı: Kozielewski) çok kültürlü endüstriyel bir kent olan Lodz'da dünyaya geldi.

Yüzyılın başında farklı uluslardan ve dinlerden insanlar için "vaat edilmiş ülke" olan, gelişen tekstil başkentinde büyüyen Karski, gençken tolerans ve işbirliğini öğrendi.

1918'de bir Łódź stüdyosunda fotoğraf çektiren Kozielewski ailesi. 130 yıl süren paylaşımların ve yabancı devletlerin yönetiminden sonra Polonya, 1918'de bağımsızlığını geri kazanmıştı.
Jan Karski ve ağabeyi Edmund, 1922.

Karski'nin Roman Katolik ailesi bir kiralık apartmanı Yahudi ailelerle paylaşıyordu; dindar annesi, Karski'ye her zaman genç Yahudi çocuklara karşı dikkatli olması gerektiğini hatırlatırdı. 

Karski’nin en büyük ağabeyi olan Marian Kozielewski, Mareşal Piłsudski’nin Lejyonlarına katılmış ve 1918'de kazanılan ulusal bağımsızlık için Piłsudski’nin verdiği başarılı savaşlarda yer almıştı. Fotoğrafta Karski'nin kardeşleri bulunmaktadır: soldan Cyprian, Laura ve Marian.

Karski mütevazi bir aileden geliyordu. Babası Stefan Kozielewski bir deri işçisi ve ustaydı. Karski 6 yaşındayken babasını kaybetti. Karski'nin en büyük ağabeyi Marian, genç Karski'ye babalık yaptı. Karski'nin annesi Walentyna ve ağabeyi Marian, İkinci Cumhuriyet'in dayandığı üç temel olarak kabul edilen ve o dönemde hakim olan Tanrı, Onur ve Vatan idealizmini Karski'ye aşıladı. 

Aile mirası, doğuştan gelen yeteneği ve savaşlar arasındaki Polonya'da ağabeyi Marian'ın iyi konumu Karski'nin gençliğini belirledi. Üniversiteden yüksek notlarla mezun olduğunda, bir diplomat olma hayalini gerçekleştirmeye daha da yaklaşmıştı. 
Karski, 1935'te Lwów'daki Jan Kazimierz Üniversitesi'nden Hukuk ve Diplomatik Etütler alanında Yüksek Lisans derecesini aldı.

Yıllar sonra Karski, Üniversitede rahat bırakılmayan Yahudi öğrencileri destekleyememesinin nedenlerinden birinin hırsı olduğunu kabul etmişti. Karski, yüzünün zarar görmesinden korkuyordu.

Yahudi karşıtı duygular, Polonya dahil tüm Avrupa'da milliyetçiler arasında aşırı boyutlara varmıştı ve çeşitli biçimlerde Yahudilere eziyet ediliyordu.

Jan Karski ve sevgilisi Yılbaşı Arifesi'nde 1938-‘39, Varşova.

1936'da, Karski Dışişleri Bakanlığı için çalışmaya başladı. İşi, Varşova'nın yüksek sosyetesinin kapılarını da açmıştı. Sonuç olarak, bir yıldan uzun bir süreyi yurt dışında, Cenevre ve Londra'daki diplomatik görev yerlerinde stajyerlik yaparak geçirdi.

23 Ağustos 1939 gecesi, Karski gençlik hayallerine son veren gizli bir seferberlik emri aldı.  

Karski, E. Thomas Wood ile yaptığı röportajda, seferberlikten sonraki atmosferi ve savaşın patlak vermesini hatırlar. 
1 Eylül 1939'da savaş çıktı. Sabah 5'te Alman uçakları, Karski'nin biriminin de konuşlandığı Oświęcim'deki kışlaları bombaladı. Birkaç saat sonra, teğmen ve kıtası Doğu'ya doğru geri çekiliyordu. 
Alman askerleri, Alman-Sovyet sınır çizgisinde bir sınır karakolunu işaretlerken.

23 Ağustos 1939'da Moskova'da imzalanan Alman-Sovyet Saldırmazlık Paktı, Doğu Avrupa'yı Alman ve Sovyet etki alanlarına bölüyordu. Gizli bir protokol, aralarında Polonya, Litvanya, Letonya, Estonya, Finlandiya ve Romanya'nın da bulunduğu bölgelerin bölünmesine ilişkin kuralları belirliyordu. Bu pakt, Polonya'nın Hitler'in ordusuyla kaybetmekte olduğu bir savaşın mücadelesini verirken, Doğu'dan Sovyet işgaline uğraması için gereken zemini hazırlamıştı.

Molotov-Ribbentrop Paktı (Nazi-Sovyet Paktı), Polonyalılar Hitler'in ordusuyla yaptıkları savaşı kaybederken, Doğu'dan gelen Sovyet işgalinin zeminini hazırlamıştı.

"Utanç ve küçük düşme [duyguları hakimdi]. Her şey çok çabuk olmuştu. Tüm ulus hazırlıksızdı.”

Jan Karski'nin 1995 yılında gazeteci Maciej Wierzyński'ye anlattıkları.
Karski, E. Thomas Wood ile yaptığı röportajda Polonya'nın gücü algısının yıkıldığını hatırlar. 
Sovyet Kızıl Ordusu tarafından savaş esiri olarak yakalanan Karski, Katyn Orman Katliamı'ndan kıl payı kurtuldu.

17 Eylül 1939'da, Sovyet ordusu Polonya'yı işgal etti. Karski ve kıtası, Kızıl Ordu ile karşılaştıklarında Tarnopol, Ukrayna'ya doğru gidiyordu. Sovyetler işbirliği sözü verdiler, ancak sonunda Polonyalıları savaş esiri olarak yakaladılar ve Kozielsk, Rusya'daki bir kampa gönderdiler. 

Subaylara, gönüllü askerlerden daha kötü davranıldı. Almanlar ve Rusların duyurduğu savaş esiri değiş tokuşunun kuralları kesindi: yalnızca erler buna katılabilecekti. Karski, hiç tereddüt etmeden subay üniformasını bir erinkiyle değişerek Łódź'da bir fabrika işçisi olduğunu söyledi. Bu kurnazlık hayatını kurtardı. Geride kalan Polonyalı subaylar, Smolensk (Katyn, Rusya) yakınındaki Katyń Ormanı'nda en kötü savaş suçlarından biri işlenerek toplu bir şekilde katledildi.

Karski, hareket eden bir trenden atlayarak Alman esaretinden kaçtı. Yürüyerek Varşova'ya ulaştı. En parlak ve en vatansever Polonyalıların çoğu gibi, Karski de hemen savaş zamanında işgal altında bulunan Avrupa'daki en önemli direniş hareketi olan Polonya Yeraltı'na katıldı.

Sürgündeki Polonya Hükümeti'ne verdiği raporlarında, Karski yalnızca siyasal sahneyi değil, aynı zamanda sıradan vatandaşların işgalcilere yönelik davranışlarını, Polonyalıların savaşçı ruhlarını da aktardı.

Karski, 1939'un sonlarına doğru Polonya Yeraltı için çalışmaya başladı. Kuvvetli istihbaratı ve muhteşem belleği, Karski'yi Sürgündeki Polonya Hükümeti ile Yeraltı arasındaki seçkin birkaç kuryeden biri yaptı. 1940'ta ilk görevi sırasında, işgal altındaki Polonya'daki durumla ilgili raporları o zaman Angers, Fransa'daki Polonya Hükümeti'ne teslim etti. Hükümetin, Yeraltı liderleri için organizasyon yönergeleriyle geri döndü. Karski, önemli bilgileri ezberlemiş ve hedefine ulaştıktan sonra raporları söyleyerek yazdırmıştı.

Birden çok sahte kimlik kullanarak, ulaşım araçları ve kendi hünerleriyle, yaşamını riske atarak, Karski Polonya Yeraltı örgütü için kurye olarak dört görev gerçekleştirdi: 1. ve 2. Görev, 1940 - Varşova-Angers-Varşova sarı hattı; 3. Görev, 1940 - Varşova-Angers mavi hattı, Demjata, Slovakya'da yarıda kesildi; 4. Görev, 1942 - Varşova-Brüksel, Paris, Perpignan, Barcelona, Madrid, Cebelitarık üzerinden Londra kırmızı hattı.
1940'ta gerçekleştirdiği Angers, Fransa'da bulunan Sürgündeki Polonya Hükümeti'yle olan ilk görevinde, Karski'ye işgal altındaki Polonya'nın genel durumunu raporlama görevi verilmişti. O sırada, Polonyalı yetkilileri Polonyalı Yahudilerin içinde bulunduğu ağır koşullar konusunda uyardı.
Resmi Nazi duyuruları, günlük yaşamlarında sert kısıtlamalar uygulanan Polonya vatandaşlarına korku salmayı amaçlıyordu.

Karski, Sürgündeki Polonya Hükümeti'ne durumun ayrıntılarını raporladı. Alman Nazi işgali altındaki Polonya vatandaşları, yalnızca Yeraltı direnişine üye oldukları için değil, günlük yaşamlarında da yakalanma ve öldürülme tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Gıdaların zorunlu olarak karne ile dağıtılması açlık anlamına geliyordu. Karaborsa nedeniyle her gün kullanılan ürünlere yalnızca hâlâ parası olanlar ulaşabiliyordu.

İşgalciler yalnızca Polonya vatandaşlarının moralini bozmaya değil, aynı zamanda Polonya ulusunu kültürel ve ekonomik olarak da zayıflatmaya çalışıyordu. Tüm yüksek eğitim kurumları kapatılmış, Lehçe eğitim yasaklanmıştı ve ölümle cezalandırılabiliyordu. Her gün mülklere el koyuluyordu. Sonuç olarak, işgal altında yaşam sürekli olarak rastgele toplanma ve idam edilme, yeni Nazi kurallarını ihlal etme, misilleme ve bunun sonucunda ölüm korkusuyla yaşama anlamına geliyordu.

Angers, Fransa'da bulunan Sürgündeki Polonya Hükümeti, Polonya Yeraltı taslak yapısı, sorumlulukları ve iletişimlerini ezberlemesi konusunda Jan Karski'ye güvendi. Ajan Karski, tüm kavramı iş altındaki Polonya'da bulunan siyasi liderlere iletti. Bu direktifler doğrultusunda, savaş sırasında Avrupa'da gerçekleştirilen ilk ve en önemli direniş hareketi şekillenmiş oldu.

Polonya Yeraltı Devletinin yapısı ve Sürgündeki Hükümet ile ilişkisi, 1942.

Karski, önemli Yeraltı liderlerinden aldığı bilgilerle Haziran 1940'ta Angers'e geri döndüğü üçüncü görevine Tatra Dağları'nda yürüyerek başladı. Hava çok kötüydü; bu nedenle, Demjata adlı Slovak köyünde geceyi geçirmek üzere durdu. Ancak kaldığı yerin sahibi, Karski'yi rüşvet aldığı Gestapo'ya teslim etti. Tutuklanan ve işkence yapılan Karski, bildiği sırları vermemek için intihara teşebbüs etti. Ancak, kurtarıldı ve Nowy Sącz, Polonya'daki bir hastaneye nakledildi. Direnişe katılan genç bir doktor olan Jan Słowikowski ve örgüt üyesi bir grup arkadaşı, cesur bir kaçış organize etti.

Nowy Sącz'daki bir hastaneden Karski'nin kaçışına yardım ederken öldürülenlerin anısına hazırlanmış bir plaka.

Büyük bir çoğunluğu (%70) yoksul kırsal kesimde yaşayan sıradan Polonya vatandaşları arasında moral bozukluğu hakimdi. İşgal altındaki yaşam sürekli korku, şüphe ve güvensizliği yaygınlaştırmıştı. Savaştan önce gergin olan Polonyalı-Yahudi ilişkileri, Hitler yandaşlarının işgal altındaki Polonya'da "Nihai Çözüm"ü uygulamaya başlamasıyla sürekli olarak düştü.  

Yeraltı liderleri, birçok Polonyalı Hristiyanın Yahudi köylülere olan tutumlarının farkındaydı. Yahudi düşmanlığını, ulus için bir felaket olarak görüyorlardı. Resmi bildirilerde ve yasadışı yayınlarda, Yahudi karşıtı terörün uygulanmasında işbirliği yapanları olası sonuçlar konusunda uyarıyorlardı.

Sivil Direnişin Yeraltı Yöneticileri, Yahudileri ihbar edenler için bir "Uyarı" yayınlamıştı.
Karski, bir Yahudi ailesi olan Wertheims ile görüşmesini ve onları kurtarmak için nasıl bir "szmalcownik" (şantajcı) gibi davrandığını hatırlar. 
"Polonya'nın Yeniden Doğuşu İçin Cephe" ve "Yahudilere Yardım Konseyi" ("Żegota") Katolik yeraltı grubunun kurucularından, en çok satan tarihsel kurgu kitaplarının yazarı, Karski'nin akıl hocası ve sırdaşı Zofia Kossak tarafından kaleme alınmış, Polonya'nın Yeniden Doğuşu İçin Yeraltı Cephesi'nin resmi bildirisi. 

"Dünya, tarihte görülen her şeyden daha korkunç olan bu zulmü izliyor ve sessiz kalıyor... Bu sessizliğe artık seyirci kalınamaz. Nedenleri ne olursa olsun, bunlar namerttir. Suçun karşısında hiç kimse eylemsiz kalamaz. Toplu katliam karşısında sessiz kalanlar, katilin destekçisi olurlar. Bunu karşı çıkmayanlar, onaylarlar."

Zofia Kossak'ın "Protest"te yazdıkları. 

Alman Nazi düzenlemeleri, saklanan Yahudilere yardım edip gizleyenler bir yana yalnızca bu kişiler hakkında bilgileri saklayanlar için bile ciddi, hatta ölümcül sonuçlar getiriyordu. Yardım eden bir kişinin tüm ailesi risk altındaydı. 

Genel Vali Hans Frank'ın, Genel Hükümette ikamet ile ilgili kısıtlamaları ve Yahudilere gösterilen yardım için ölüm cezasını başlatan Üçüncü Emri, 15 Ekim 1941. 

Alman Nazileri, Yahudilerin Varşova Gettosu'ndan Treblinka Ölüm Kampı'na toplu tehcirine 22 Temmuz 1942'de başladı. 

Varşova Gettosu'ndaki Yahudiler, Treblinka imha kampına götürülmek üzere toplandıkları Umschlagplatz'a giderken.
Karski Getto'ya girdiğinde, yaklaşık 300.000 Yahudi tehcir edilmişti.

1942 sonbaharında, Karski Polonya'da kalan Yahudilerin yaşamlarını kurtarabilecek son ve en önemli görevini üstlendi. "Nihai Çözüm"ü bir görgü tanığının gözleriyle anlatabilmesi için Polonya'daki Yahudilerin devam eden imhasına tanık olmuştu. Yahudilerin kötü durumunu görmek için Varşova Gettosu'na iki kez kaçak yollardan girmişti.

Karski, 36 yıl sonra Claude Lanzmann'a "Burası dünya değildi. İnsanlık yoktu. Cehennemde bir yer gibiydi" demişti.

"Sokaklarda çıplak bedenler vardı. Rehberime neden burada olduklarını sordum. 'Şöyle bir sorun var. Bir Yahudi ölür ve ailesi bedenin gömülmesini isterse, vergi ödemeleri gerekiyor. Bu yüzden, ölüleri sokaklara atıyorlar. Bunu karşılayamıyorlar. Sonra, 'Her kıyafet işe yarar' diyorlar ve ölülerin kıyafetlerini alıyorlar' dedi."

Karski, Getto'yu ziyaretini 1978 yılında Claude Lanzmann'a anlattı.

Karski'nin Getto'ya kaçak girmesini sağlayan Yahudi liderler, Yahudilerin trenlerde toplu olarak nasıl ölümlerine gönderildiklerine tanık olması amacıyla Karski'nin bir Alman Nazi geçici konaklama kampını ziyaret etmesini sağladı. Karski, kılık değiştirerek Izbica geçici kampına girdi. 1944'te yazdığı "Gizli Devletin Hikayesi" adlı kitabında açıkladığı gibi, yıllarca Bełżec'teki toplama kampında olduğunu düşündü. Daha sonra, bu korkunç deneyimini Lanzmann'ın "Shoah" için yaptığı röportajda hatırlamıştır.

Karski, Fransız film yapımcısı Claude Lanzmann ile yaptığı röportajda Izbica ziyaretini hatırlar, 1978. 
Yahudiler, Umschlagplatz'da Treblinka'ya bir trende toplu olarak gönderilmektedir, Stawki Caddesi, Varşova, 1942.
Karski, Claude Lanzmann'a Alman Nazilerinin "Nihai Çözüm"de uyguladıkları yöntemleri açıklar. 

"İtip kakarak kamyonlara dolduruyorlardı. Vücutlarını kaldırıyor, başlarından itiyor kamyonların içine tıkıyorlardı. İki kamyon doldu, tren hareket etti. Kendimi çok kötü hissettim."

Yoğun engellemelere rağmen, birden çok sahte kimlik, çeşitli ulaşım yöntemleri ve hünerlerini kullanarak Karski Kasım ayının sonuna doğru Londra'ya ulaştı. Burada Londra merkezli Sürgündeki Polonya Hükümeti için ayrıntılı yazılı raporlar hazırladı ve İngiltere Dışişleri Bakanı Anthony Eden'a brifing verdi. Karski'nin amirleri, daha sonra onu Washington'a gönderdi ve Karski, burada Başkan Franklin Roosevelt ile bir saatlik bir görüşme yaptı. Karski her iki liderden de Katliamı durdurmalarını rica etti. Maalesef, mesajını büyük ölçüde kendini duymayan kulaklara anlatıyordu. 

Alman işgali altındaki Polonya'da bulunan Yahudilerin toplu imhasıyla ilgili Müttefik ve tarafsız hükümetlere yazılmış bir not, 10 Kasım 1942.

10 Kasım 1942'de Polonya Dışişleri Bakanı Birleşmiş Milletler'e üye ülkelere, diğer raporların yanı sıra Karski'nin tanıklık ifadelerine dayanarak işgal altındaki Polonya'da yaşayan Yahudi ulusunun devam eden katliamını anlattığı bir not gönderdi. 

Bir hafta sonra, Müttefikler Almanya'nın Avrupa'daki Yahudilerin imhasına yönelik politikasını resmi olarak kınadılar. İngiltere Dışişleri Bakanı Anthony Eden, Avam Kamarası'nda deklarasyonun hükümlerini okudu ve üyeler, buna toplu olarak destek verdiklerini göstermek için deklarasyonu sessizlik içinde dinlediler. BBC, Deklarasyonu akşam haberlerinde yayınladı.

"12 Müttefik Hükümetin dikkati, barbar idarelerinin uzandığı tüm bölgelerde Yahudi ırkından olan kişilerin en temel insani haklarını reddetmekle yetinmeyip, Hitler'in sık sık tekrarladığı Avrupa'daki Yahudi halkını yok etme amacını hayata geçirmeye başlayan Alman otoritelerine ilişkin Avrupa'dan gelen çok sayıda rapora çekilmişti. Yukarıda sözü edilen hükümetler ve Fransız Ulusal Komitesi, soğukkanlı imhanın bu canavarca politikasını mümkün olan en güçlü ifadelerle kınadı. Bu tür olayların, bu suçlardan sorumlu olanların cezalandırmadan kaçmamalarını sağlayacak ve bu amaçla gerekli pratik önlemlerle baskı yapacak ciddi çözümlerini tekrar doğrulamaktan başka bir işe yaramayacağını açıkladılar."

12 Müttefik Devletin Yahudi katliamının sorumluluğuyla ilgili bildirisi, 17 Aralık 1942.

Karski, şok edici tanıklık ifadesini Özgür Dünya'nın liderleri olan düzinelerce politikacı, gazeteci ve yazara ulaştırdı. İngiltere Dışişleri Bakanı Anthony Eden, ABD Dışişleri Bakanı Cordell Hull, Yüksek Mahkeme Yargıcı Felix Frankfurter ve hatta, ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt'in kendisine rapor verdi. Karski, liderlerden harekete geçmelerini istedi. Yahudi liderlerin talebini ileterek, gördüklerini ayrıntılı bir şekilde anlattı. Daha sonrasında, "Ben bir kameraydım", "Ben bir makineydim", "Bir gramofon kaydı gibiydim" demiştir. 

Jan Karski, 1943.

“Bir gramofon kaydı gibiydim.”

Karski'nin daha sonra kaldığı yer. 
Karski, Sürgündeki Polonya Hükümetinin Ulusal Konseyi Üyesi Szmul Zygielbojm ile yaptığı en unutulmaz toplantılardan birini hatırlar.
Birkaç ay sonra, Karski'nin Szmul Zygielbojm ile yaptığı toplantı, Nisan 1943, Varşova Gettosu'ndaki Yahudiler Varşova Gettosu İsyanı olarak bilinen bir ayaklanma gerçekleştirdiler. Hafif ve az sayıda silahla, üç hafta dayandılar. Mayıs 1943'ün ortasında, düşman gettonun tamamını ve içindeki herkesi yaktı. Üzerinde duman tüten yıkıntılardan başka hiçbir şey kalmadı.

Szmul Zygielbojm Londra'da yaşamına son verdi. Geride, intiharının Müttefiklerin Yahudileri kaderine bırakan pasifliğine yönelik bir protesto olduğunu, ölümünün kalan az sayıda Yahudinin hayatını kurtarmasını ümit ettiğini belirten bir mektup bıraktı. 

"İkinci Dünya Savaşı sırasında Yahudi sorunu Zygielbojm'un ölümüydü. Bu, tamamen acizliği, dünyanın umursamazlığını gösteriyordu."
Szmul Zygielbojm veda mektubu, 11 Mayıs 1943
28 Temmuz 1943'te, Karski işgal altındaki Polonya'nın durumunu ve Yahudi ulusunun içinde bulunduğu vahim durumu Başkan Franklin D. Roosevelt'e bildirdi.
Başkan Franklin D. Roosevelt

Jan Karski gibi herkes, insanlığın savunucularından biri olan Başkan Franklin D. Roosevelt'in Katliam'ı durdurmasını ve başkomutan olarak ulusunun silahlı kuvvetleriyle kalan Yahudileri kurtarmasını beklerdi. Ancak, ABD Hükümeti savaşın sonlarına doğru harekete geçti ve Savaş Mültecileri Kurulu'nu oluşturarak sonunda yaklaşık 200.000 Avrupalı Yahudiyi kurtardı.

1943'te Karski ABD Yüksek Mahkeme Yargıcı Felix Frankfurter ile görüştü. Karski, bu insan sarrafının bu kadar büyük bir zulmün olma olasılığını kabul etmeyi nasıl reddettiğini görünce oldukça sarsıldı.

"Aklım, kalbim, bunu kabul edemeyeceğim bir şekilde yapılmıştı. Ben bir insan sarrafıyım. İnsanlığı biliyorum. İnsanları biliyorum. Mümkün değil! Hayır! Hayır!"

Karski'nin raporunu dinledikten sonra Felix Frankfurter'in söyledikleri. 

Kimliği Alman Nazileri tarafından keşfedilen Karski Polonya'ya geri dönemedi. Sürgündeki Hükümet ona yeni bir görev verdi. Kamunun dikkatini Sovyet hakimiyetinin tehdidi altındaki bir Polonya'ya çekmek için Hollywood'u Polonya'daki savaşla ilgili bir film yapmaya ikna etmek. Filmin çekme girişimi başarısız olduktan sonra, Karski gece gündüz çalışarak Polonya Yeraltı ve savaş sırasında yaşadıklarıyla ilgili bir kitap yazmaya başladı. "Gizli Devletin Hikayesi", Houghton Mifflin tarafından ABD'de yayınlandı ve 400.000 kopya satarak bir anda ünlü oldu. Kısa bir süre içinde Fransızca, İsveç, Norveç ve İzlanda dillerine çevrildi.

"Gizli Devletin Hikayesi"nin ilk baskısı.

"Gizli Devletin Hikayesi" en çok satan kitaplardan biri olduktan sonra, Karski Polonya Yeraltı örgütü ve Nazi işgali altındaki Polonya'nın durumuyla ilgili konferanslar vermesi için tüm ABD ve Kanada'dan davetler aldı. Daha sonra, bir anda durum değişti.

Karski, tüm ABD ve Kanada'da Polonya Yeraltı ile ilgili konferanslar verdi.

1945'te, ABD hükümeti Lublin'de kurulu, Sovyet etkisi altındaki kukla Polonya hükümetini tanıdı. Karski ve temsil ettiği Polonya, "Joe Amca" Stalin'in emriyle halı altına süpürüldü. Sovyet hakimiyetindeki Polonya'da muhalefete yer yoktu. Sonuç olarak, Yeraltı Devleti'nin kalan tüm savaşçıları "direnişin bölünmüş cüceleri" olarak etiketlendi ve idaredeki yeni elitler tarafından acımasızca ortadan kaldırıldı.   

Jan Karski, 1943.

Polonya'ya geri dönemeyen Karski, Amerika'daki yeni yaşamına başladı. Gelir elde etmek için evleri yenileyerek mücadele etti. Georgetown Üniversitesi başkanı Edmun A. Walsh, akademik kariyerine devam etmesi için Karski'yi davet etti. Georgetown, 40 yıldan uzun bir süre Karski'nin evi oldu. Burada, Yabancı Hizmetler Okulu'nda eğitim vererek geleceğin lider nesillerini etkiledi.  

1952'de, Jan Karski Georgetown Üniversitesi'nde Doktora Derecesini aldı. 

1965'te, Jan Karski hayatının aşkı Polonyalı Yahudi dansçı, koreograf Pola Nireńska ile evlendi. Eşinin Yahudi ailesinin büyük kısmı savaş sırasında ölüm kamplarında öldürülmüştü. Yalnızca Nireńska ve annesi ile babası kaçmayı başarmıştı. Polonya'yı iki dünya savaşı arasındaki dönemin başlarında terk edip dansçı olma hayalini izlemiş, annesi ve babası ise 1930'larda Avrupa'daki Yahudiler için tehdit belirtilerinin ortaya çıkmasıyla Filistin'e göç etmişti. 

Nireńska, evlenmeden hemen önce bir Katolik olarak vaftiz edilmişti. Karski, daha sonra bunu, eşinin aslında Katolik Tanrısı'nın sevgili Oğlunun annesi olarak bir Yahudi kızını seçmesini sevdiğini hatırlar. 

30 yıldan uzun bir süre, Karski 2. Dünya Savaşı deneyimleriyle ilgili olarak büyük ölçüde sessiz kaldı. Yalnızca Katliamla ilgili bir belgesel hazırlayan Fransız film yapımcısı Claude Lanzmann'ın ısrarı üzerine, hikayesini daha geniş bir kitleye anlatmayı kabul etti.

Sekiz saatlik röportaj, Karski'nin "ikinci görevi" olan Katliam ve Özgür Dünya'nın liderlerinin eylemsizliğiyle ilgili konuşma için zemini hazırladı. Bir profesör olarak, bireysel bilincin ve değerlerin önemini vurguladı ve ulusların, organizasyonların ve devletlerin kalpsiz pragmatizmini kınadı.

Claude Lanzmann'ın “Shoah” belgeselinde, Karski 30 yıldan daha uzun bir süre sonra hikayesini daha geniş bir kitleye anlattı.

"Anılarıma geri gitmiyorum ... Geçmiş hakkında konuşmuyorum." 

1980'lerin başında, Karski "ikinci görevine" başladı: Dünyaya Müttefiklerin ilgisizliğini hatırlatma.

"Tanrı bana savaş sırasında konuşma ve yazma görevini vermişti. O zaman bunun yardımcı olabileceğini düşünmüştüm. Olmadı. Savaşın sonuna gelindiğinde, hükümetlerin, liderlerin, akademisyenlerin, yazarların Yahudilere neler olduğuyla ilgili bilgi sahibi olmadıklarını öğrendim. Çok şaşırmışlardı. Altı milyon masumun cinayeti bir sırdı, "korkunç bir sır". Daha sonra, bir Yahudi oldum. Ama bir Hristiyan Yahudiyim. Pratikte Katoliğim. İnancım bana insanlığın Doğuştan gelen ikinci günahı işlediğini söylüyor: yıkma, ihmal etme, gönüllü bilmezlikten gelme, duyarsızlık, bencillik, ikiyüzlülük veya kalpsiz bir şekilde rasyonelleştirme. Bu günah, insanlığın peşini hiçbir zaman bırakmayacak. Benim aklımdan çıkmıyor. Böyle olmasını da istiyorum."

Karski'nin 1981 yılında International Liberators Konferansı'ndaki konuşması.

Haziran 1982'de Jan Karski, Kudüs'teki Anma Dağı'nda bulunan Uluslararası Dürüstler Yolu'nda ağacını dikti. Sonraki yıllarda, kendisine birçok önemli paye verildi: Anti-Defamation League İlgi Göstermeye Cesaret Ödülü (1988; 2012'de bu ödülün adı Jan Karski İlgi Göstermeye Cesaret Ödülü olarak değiştirilmiştir); Pius XI Ödülü (1990); Eisenhower Kurtuluş Madalyası (1991); Wallenberg Madalyası (1991) ve Başkan Barack Obama tarafından verilen Başkanlık Özgürlük Madalyası (2012).

7 Haziran 1982'de Yad Vashem, Jan Karski'yi Uluslararası Dürüstler'den biri olarak tanıdı.
12 Mayıs 1994'te Profesör Karski, İsrail onursal vatandaşlığı ile ödüllendirildi.

"Doğum adı Kozielewski olan ben Jan Karski, bir Polonyalı, Amerikalı ve Katoliğim ve şimdi bir İsrailli oldum! Gloria, Gloria in excelsis Deo. Bu, hayatımın en gurur verici ve en anlamlı günü. İsrail Devleti'nin onursal vatandaşlığı ile Hristiyan inancımın ruhsal kaynağına ulaştım.”

Karski'nin 1994 yılında Israil'in fahri vatandaşlığını kabul töreninde söyledikleri. 

Jan Karski Kartalları Ödülü'nü alırken Adam Michnik'in de söylediği gibi Profesör Karski, yalnızca bir insandı, hiçbir şekilde şovenizm içermeyen gerçek bir ulusal kahraman. "Eski zaman Polonyalılarının gururu ve asilliği" idi.

1980'lerde ve 1990'larda, profesör Amerika'da ve tüm dünyada Polonyalılar ve Yahudiler arasındaki acı verici bölünmeyi ortadan kaldırmakla uğraşarak savaştan sonra Polonyalı-Yahudi diyaloğu üzerinde çalıştı. Karski, akıntının tersine gitme cesaretine sahipti, Polonyalı yurttaşlarının davranışını ve Polonyalı politikacıları eleştirmekten çekinmiyordu.

1989'da komünizm ilk olarak Polonya'da, daha sonra Orta Avrupa'nın geri kalanında dağıldı. Düşüş 1980'de Solidarność (Dayanışma) adlı örgütün kurulması, serbest işçi sendikaları, II. John Paul'ün ilhamı ve Polonya'daki demokrasi yanlısı muhalefetin sürekli çalışmasıyla başladı. Polonya Halk Cumhuriyeti'nde istenmeyen kişi olan Karski, sonunda hak ettiği kabulü gördü. 

Lech Wałęsa, Dayanışma işçi sendikasının kaydından sonra destekçileri tarafından zafere taşındı, 10 Kasım 1980.
Yeni demokratik Polonya'daki ilk seçimler olan 4 Haziran 1989 Polonya seçimlerinin posteri. 
1995'te Karski, en yüksek Polonya sivil ödülü olan Beyaz Kartal'ı Başkan Lech Wałęsa'dan aldı.
Karski'nin 40 yıl boyunca komünizm ve küresel ilişkilerin tarihini öğrettiği Georgetown Üniversitesi Yabancı Hizmetler Okulu, şimdi uluslararası politika ve dünya meseleleriyle ilgilenen tüm Amerikalı ve uluslararası öğrenciler için en ön sırada yer alan üniversitelerden biridir. Bugünün en önemli politikacılarının, toplum ve iş liderlerinin birçoğu Karski'nin öğrencisi olmuştur.

Karski 13 Temmuz 2000'da hayata gözlerini yumdu, ancak mirası devam etmektedir. Genç yaşlı herkesin, savaşın yıkımına uğramış, işgal edilmiş Polonya'da gerçekleşen Soykırımın korkunç gerçeklerini öğrenmesi gerektiği sürece, Karski'nin misyonu devam edecektir. Karski'nin bilgeliğine duyulan ihtiyaç, insanlar en kötü koşullarda nasıl hareket etmeleri gerektiğiyle ilgili ilham ve yol gösterici bilgi aradıkça sürecektir. İnsanlar, nasıl doğruluğun elçileri olacaklarını öğrenmektedir. İnsanlığın Kahramanı olan Jan Karski, bizleri dünyanın her yerindeki ezilen halklar adına harekete geçmeye çağırmaktadır.

Çok sayıda kişi ve kurum, Profesör Karski'yi ve eylemlerini anmak için ellerinden geleni yapmaktadır; bugün, bu girişimler çoğalmaktadır. Varşova'daki Polonya Tarih Müzesi, Jan Karski Eğitim Vakfı'na dönüşen ABD'deki Jan Karski Yüzüncü Yıl Kampanyası ile Jan Karski. Tamamlanmamış Misyon programını yürütmektedir. Bu işbirliği çalışmalarının amacı, Karski'nin doğumunun yüzüncü yılı olan 2014'e kadar ve sonrasında dikkatleri bu büyük insana çekmek ve Karski'nin mirasını uluslararası eğitim aktiviteleri, herkese açık etkinlikler ve sanat performanslarıyla yaymaktır. 

Jan Karski, Mart 2000.
Eski Polonya Dışişleri Bakanı Adam Daniel Rotfeld, ABD Başkanı Barack Obama'dan Jan Karski için Başkanlık Özgürlük Madalyası'nı kabul etmiştir, 29 Mayıs 2012. 

"Birçok insanın en karanlık içgüdülerine yenik düşmesi ve diğer birçoğunun da sessiz kalması yüzünden bu korkunç şeylerin olduğunu çocuklarımıza anlatmalıyız. Ancak, çocuklarımıza Dünya Uluslarının Dürüst İnsanları'nı da anlatmalıyız. Bunlardan biri de, Yahudilerin sığır taşımakta kullanılan vagonlara doldurulduğuna tanık olan, katledildiklerini gören ve bizzat Başkan Roosevelt'e kadar herkese gerçeği anlatan, genç Polonyalı Katolik Jan Karski'dir. Jan Karski hayata gözlerini yumalı on yıldan uzun bir süre geçti. Ancak bugün, bu ilkbaharda kendisini Amerika'nın en yüksek sivil payesi olan Başkanlık Özgürlük Madalyası ile onurlandıracağımı açıklamaktan gurur duyuyorum.” 

ABD Başkanı Barack Obama, 23 Nisan 2012, Amerika Birleşik Devletleri Soykırımı Anma Müzesi.
Hazırlayanlar: Hikaye

Curation — Dorota Szkodzińska, Polish History Museum
Edition — Wanda Urbańska, director of the Jan Karski US Centennial Campaign
Under the supervision of — Ewa Wierzyńska, leader of Jan Karski. Unfinished Mission program, Polish History Museum
IT support — Artur Szymański 
We would like to thank all partners in the project: — The Museum of the City of Łódź, The Jewish Historical Institute in Warsaw, E. Thomas Wood, Carol Harrison, Hoover Archives, The United States Holocaust Memorial Museum.
Exhibit's origins — The exhibit is one of the projects of Jan Karski. Unfinished Mission program run by Polish History Museum. More information on www.JanKarski.org and www.JanKarski.net.

Katkıda bulunanlar: Tüm medya
Bazı durumlarda öne çıkan hikaye bağımsız üçüncü taraflarca yaratılmış olabilir ve aşağıda listelenmiş olan içeriği sağlayan kurumların görüşlerini her zaman temsil etmeyebilirler.
Google ile çevir
Ana Sayfa
İnceleyin
Etrafımda
Profil