Koleksiyon’da bulunan yedi adet Halil Paşa tablosundan biri olan “Halil Kulları 1902” imzalı Arabalı Peyzaj o yıllar İstanbul’unun gözde sayfiyesi Erenköy’de yol alan bir atlı arabadaki genç çocukları konu alır. Tabloda, Paris’ten döneli ancak 12 yıl olan sanatçının fırça kullanımı Empresyonizme yakın durmaktadır ancak ışığın anlık etkilerini tuvale geçirmeyi esas amaç edinen bu akımın ötesinde, “olan biten”i yakalamakla da ilgilenir Halil Paşa. Bunu yaparken ressamın klasik desen bilgisinin de kendini usulca belli ettiği görülür. Resimde rastlantısal görülen birçok unsurun önceden düşünülerek, üzerinde çalışılarak kurgulandığı varsayılabilir; arka planda bir köyün varlığı yine son derece yalın ve aynı zamanda etkin bir anlatımla belirir. Bir yandaki, izleyenin gözünde yarısı çerçevenin dışında tamamlanan ağaçlarla, arkada tam ortaya yerleşmiş yüksek serviler kompozisyonu dengeler. Resmin yapılmasından 30 yıl önce, 1872’de kurulan Haydarpaşa-İzmit demiryolundan dumanını salarak gelen trenin Erenköy’e, istasyon binasının önüne ulaşmasını da göstermek istemiştir ressam çünkü buralara yaşam veren bir unsur da trendir ve bu tuvalde bir kır manzarası sergilense de kentin bir uzantısıdır burası. Yolun solunda koyun sürüsüyle bir küçük çoban karşıya geçmek için yaklaşmakta olan arabayı bekler. Onların biraz ilerisinde eşekli bir adam bir şeyler taşır, birkaç köylü gezinir. Sessiz, huzur veren bir düzen…
One of the seven paintings by Halil Paşa in the collection, titled “Halil Kulları 1902” and known as Landscape with a Carriage, depicts young children riding in a horse-drawn carriage in Erenköy, a popular summer resort area of Istanbul at that time. The artist, having returned from Paris only 12 years earlier, uses a brushwork style close to Impressionism. However, beyond merely capturing the fleeting effects of light—the primary aim of that movement—Halil Paşa is also concerned with capturing the essence of "what is happening." In doing so, his classical drawing skills subtly emerge.
Many elements that appear spontaneous in the painting are likely premeditated and carefully composed. In the background, a village is depicted in a very simple yet effective manner. On one side, trees that seem half outside the frame balance the composition along with tall cypress trees placed prominently in the center at the back.
The artist also intended to show a train steaming toward Erenköy’s station building, arriving from the Haydarpaşa-İzmit railway line established 30 years prior, in 1872. The train is an important life-giving element for the area, and although the canvas shows a rural landscape, it is in fact an extension of the city.
On the left side of the road, a young shepherd with a flock of sheep waits to cross, approaching the carriage. Slightly further ahead, a man with a donkey carries something, while a few villagers wander about. The scene conveys a quiet and peaceful order...
You are all set!
Your first Culture Weekly will arrive this week.